Doğanın en küçük savaşçıları Asker Karıncalar

Doğanin en kücük savaşcıları Asker Karıncalar
Avcı karıncalar bahsinde adları geçen «Dorylus» karıncaları aslında asker karıncalar'dır. Fakat bu türler dövüşmemekte, sadece öldürmektedirler. Başka bazı karınca türleri askerlik taktik ve stratejisinin uzmanı kesilmişlerdir.
Bunların bir kısmı saldırgansa, öbürleri de savunmada dikkate değer teknikler uygularlar. Kendilerini savunmayacak kadar korkak karınca türleri tek tüktür: «Formicoxenus» ile «Myrmecina» gibi.
Ayrı ayrı yuvaların karıncaları, genellikle birbirlerinden nefret eder ve en ufak bir fırsatta dövüşürler. Bununla beraber, başka başka karınca türleri bir arada yaşamaya zorlandığı zaman, düşmanlığın ortadan kalktığı da görülmektedir.
Karınca yuvaları arasındaki savaşların, duyargalarla duyulan koku farklarından ileri geldiğini kabul etmek lâzımdır. Bu nazariyenin doğruluğunun bir delili, duyargaları koparılan karıncaların, derhal barışsever kesimleri ve başka türlerin üyelerinin arasına karışabilmeleridir.
Karınca savaşları çok kere sımr meseleleri yüzünden patlak verir. Bir karınca yuvası bir başkasının alanına yayılmıştır, ya da öbür yuvanın tohum ve bitki gibi hazinelerine el atmaya çalışıyordur. İnsanların arasında olduğu gibi karıncalarda da kuvvetlerine güvenenler yağmacı olup çıkarlar. «Amazonlar» (Polyergus rufescens) ve «kan - kırmızılar» (Raptiformica sanguinea)cesareti ve küstahlığı son dereceye vardırır.
Karıncaların silâhları (çeviklik, mandibulalar, iğne ve zehir gibi) türüne göre değişir. Kendilerinden çok daha iri ve daha iyi silâhlı türleri, sırf çeviklikleri ve hızları sayesinde yenebilen karıncalar vardır. En yaygın silâh mandibulalardır. Bunların birçok biçimleri olduğunu gördük. Keskinleri düşmanın ayaklarını kesmeye, sivrileri kafatası delmeye yarar. Düşmanı sokup zehirleyen iğne, «Dorylus» larm silâhıdır. Kara dülger karıncalar (Camponotus), koyu kahverengi karıncalar (Lasius) ve Formica türleri ise düşmanı asit formik yağmuruna tutarlar. Zehir, reçine gibi pıhtıîaşıp düşmanın duyargalarını da yapıştırabilir. «Tapinoma» lar bu şekilde savaşır. Başka asker karıncalar da, bu koku alma duygusu keskin düşmanlarını kaçıran pis bir koku yayarlar.
Otuz metrelik bir hat boyunca olagelen bir karınca savaşından binlerce karınca ölüsü artakalmıştı.
Karıncalar yalnız kendi aralarında x değil, termitlere karşı da savaşırlar. Bu savaşlar şüphesiz termitlerin bulunduğu tropikal bölgelerde olagelir. Termitler bu sebeple yeraltında yolculuk etmeyi tercih eder, açıkta yolculuk edecekleri vakit ise ancak kuvvetli bir işçi ordusunun eşliğinde geceleyin yola çıkarlar.
Orta Amerikanın yağmur ormanlarında sayınızın fazla olması bambaşka bir anlam ifade ediyor. Çeyrek milyon kadar bir ordu ilerliyor. Ormanda bir tedirginlik havası oluyor. bu ordu karşısına çıkan tüm canlıları yok edecek. Bu ordunun bir generali yok birlikleride tamamen neredeyse kör. Ama öldürmek gibi bir içgüdüleri var. Ve katlettikleri canlılar günde 20 bine ulaşıyor. Ağaç kenarında kurdukları o yuva tam 1,5 metre boyunda. Gelmiş geçmiş en büyük yuvalardan biri. Burası 1 milyonu aşmış askerlerin kışlası. Tamamen körü körüne ilerleme olmasına rağmen büyük orduda gerçek bir disiplin söz konusu. Her bir karınca öldürebileceği herşeyi öldürmeye yiyeceğini kampına taşımaya programlı. Bunu yaparkende yönünü koklayarak buluyor.

Benzerler
YORUMLAR